|
3 kuruş
Yalandan bir köprü uçurmak, oradan oraya ışınlanmak, bunu yapabilecekken herhalde can sıkıntısından suları yararak yürümek, bulutları hortuma dönüştürmek... Harry Potter çılgınlığı iyice yalana sarmış durumda. |
|
|
Hisli çocuklar
Bugün idrak ettiğimiz ekonomik krizin karşılaştırıldığı Büyük Buhran döneminde geçen Halk Düşmanları’nın ana karakterlerinde Johnny Depp, Christian Bale ve Marion Cotillard’ı izliyoruz. Bir yandan da FBI’da ne kadar hisli çocukların çalıştığına tanıklık ediyoruz. |
|
|
Jesus Sanchez
Sinema tarihinin en saygın isimlerinden olan Ingmar Bergman’ın Kaynak filminin son bölümünü izlerken, onunla aynı yıllarda doğmuş bir başka dev isim Anthony Quinn’in canlandırdığı Jesus Sanchez’i düşünmeden edemedim. |
|
|
Üç darbe, reklam ve hakikat
Kuzey’i bir kenara bırakırsak piyasada dişe dokunur film yok maalesef. Böyle olunca insan eski defterleri karıştırmak zorunda kalıyor. Ben de fırsattan istifade Kieslowski’nin Üç Renk’iyle ilgili bir itirazımı dile getirmek istiyorum. |
|
|
Terminatör beni bitirdi
Biliyorsunuz asal terminatör artık bir vali ve kendini kamu işlerine adamış durumda. Öte yandan John Connor tam bir savaşçı. Bu durumda bir insan olarak benim endişe duymamam gerekiyor ama filmi izlerken hiç de öyle olmadı. |
|
|
Savaşı kim başlattı
Bütün insanlar birdenbire kör olsaydı ne olurdu? İş ve trafik kazalarının yaratacağı enkazın dışında insan ilişkileri ve toplumsal paylaşım bundan nasıl etkilenirdi ya da etkilenir miydi? Dünyadaki tek gören insanı Julianne Moore’nin oynadığı Körlük, bu soruların muhtemel yanıtlarından birini sunuyor. |
|
|
Koş Robert koş
Melekler ve Şeytanlar’da Dan Brown’un simgebilimcisi Robert Langdon’u ikinci kez oynayan Tom Hanks, belli ki Forrest Gump yıllarına özenmiş. Bu sefer alakasız partneriyle oradan oraya koşup dururken bize de büyük bir oyuncunun fazlasıyla sıradanlaşmasına hayıflanmak kalıyor. |
|
|
Tanrı’nın ve Şeytan’ın avukatı olarak Nokta
Derviş Zaim’in epeydir festival festival dolaşan filmi Nokta nihayet bu hafta gösterime giriyor. Tamamı Tuz Gölü’nde çekilen filmde kötülük ve Tanrı’nın iyiliği kavramları irdeleniyor. |
|
|
Hayran olmanın mutluluğu
Amerikan gençliğini kasıp kavuran Hannah Montana / Miley Cyrus ve Jonas Brothers üzerine önümüzdeki günlerde sinemalarda göreceğimiz yapımları izleyince insan ister istemez “hayran olma”yı irdelemek zorunda kalıyor. |
|
|
Sanat için film
Festival bitti. Şimdi biraz sudan çıkmış balığa dönsek de 16 gün boyunca gördüğümüz resimler bizi rüya gibi bir ülkeye götürdü yine. Bu yıl izlediğim filmler arasında öne çıkanları gerekçesiyle birlikte paylaşmak istiyorum.
|
|
|
Kalbi kırık at
28. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde 11 Nisan Cumartesi günü yalnız festivalin değil sinema tarihinin “en iyiler” sınıfına giren bir film izledik. Atları da Vururlar’ı sinema salonunda seyretmek, epeydir yaşadığım en hoş deneyimlerden biriydi. |
|